Kanada’da Her Şey Yolunda Giderken Bir Anda İşimi Kaybettim

Kanada’ya geldiğimde en büyük korkum iş bulamamaktı. İnternette okuduğum hikâyelerin çoğunda insanların aylarca iş aradığını görüyordum. Bu yüzden ilk işimi bulduğum gün büyük bir rahatlama yaşadım.

İlk birkaç ay boyunca her şey oldukça iyi gidiyordu. İş arkadaşlarım yardımcıydı, çalışma ortamını seviyordum ve Kanada’daki yeni hayatıma alışmaya başladığımı hissediyordum. Hatta aileme ve arkadaşlarıma, düşündüğümden daha kolay adapte olduğumu söylüyordum.

Ancak Kanada’daki hayatın her zaman planladığımız gibi gitmediğini kısa süre sonra öğrendim.

Bir sabah yöneticim benimle görüşmek istediğini söyledi. İlk başta sıradan bir toplantı olduğunu düşündüm. Fakat görüşme sırasında şirketin yeniden yapılanmaya gittiği ve bazı pozisyonların kaldırılacağı açıklandı. Bu pozisyonlardan biri de benim pozisyonumdu.

Toplantı bittiğinde ilk hissettiğim şey şaşkınlıktı.

Türkiye’de çalışırken işten çıkarılma haberlerini hep başka insanlar için duyuyordum. Kanada’ya geldikten sonra böyle bir durumla karşılaşacağım aklıma gelmemişti.

İlk birkaç gün oldukça moralim bozuldu. Kanada’da henüz yeni sayılabilecek biriydim. Yakın çevrem sınırlıydı. Üstelik yeni bir ülkede işsiz kalmak insana farklı bir stres yaşatıyor.

Ancak zamanla bunun sadece benim başıma gelen bir durum olmadığını fark ettim.

İş arkadaşlarımdan bazıları da benzer şekilde etkilenmişti. Hatta Kanada’da doğup büyümüş kişiler arasında bile kariyerleri boyunca birkaç kez iş değiştiren insanlar vardı. O gün önemli bir şey öğrendim:

Kanada’da işini kaybetmek her zaman başarısızlık anlamına gelmiyor.

Bazen şirket küçülüyor.

Bazen bütçeler değişiyor.

Bazen ekonomik koşullar farklılaşıyor.

Bu durum her zaman çalışanla ilgili olmayabiliyor.

İlk şoku atlattıktan sonra özgeçmişimi güncelledim ve yeniden başvurular yapmaya başladım. Bu kez ilk gelişimde yaptığım bazı hataları yapmadım. Daha fazla networking etkinliğine katıldım, LinkedIn’i daha aktif kullandım ve eski iş arkadaşlarımla iletişimimi sürdürdüm.

Yaklaşık iki ay sonra yeni bir işe başladım.

İlginç olan şey ise yeni işimin öncekinden daha iyi şartlar sunmasıydı.

Bugün geriye dönüp baktığımda işimi kaybettiğim günü kariyerimin en kötü günü olarak görmüyorum. O dönem bana Kanada’da kariyer güvenliğinin sadece çalıştığınız şirkete bağlı olmadığını öğretti.

Asıl güvence, sahip olduğunuz beceriler, deneyiminiz ve kurduğunuz profesyonel ilişkiler.

Kanada’ya yeni gelenlere verebileceğim en önemli tavsiyelerden biri şu olur:

İlk işinizi son durak olarak görmeyin.

İyi zamanlarda da kendinizi geliştirmeye devam edin.

Networking yapın.

Yeni beceriler öğrenin.

Ve her şey yolunda giderken bile Plan B’nizin olmasına dikkat edin.

Çünkü Kanada’da kariyer kurmak bir iş bulmakla değil, değişen koşullara uyum sağlayabilmekle ilgilidir.