Kanada’da İlk Yılım: Beklediğim Gibi Olmadı

— Mehmet’in Hikayesi

Kanada’ya indiğim günün üzerinden bir yıl geçtiğinde, kendime şunu sordum:
“Eğer başa dönsem yine gelir miydim?”

İlk geldiğim günleri unutamıyorum. Uçaktan çıktığımda içimde çok büyük bir heyecan vardı. Yıllardır planladığım bir şeydi bu. Daha önce defalarca videolar izlemiş, forumlar okumuş, herkesin deneyimlerini araştırmıştım. Kendi kendime hep şu cümleyi tekrar ederdim:

“Zor olabilir ama ben hazırım.”

Ama aslında hazır değildim.

İlk hafta her şey güzeldi. Şehir temiz, düzenli, insanlar saygılı. Ama bu “düzen”, bir süre sonra bana soğuk gelmeye başladı. Türkiye’de alıştığım hayat bambaşkaydı. Sabah markete gidince sohbet eden insanlar yoktu. Komşu kapısını çalıp çay içmek yoktu.

İlk defa gerçek anlamda yalnız kaldığımı hissettim.

Airbnb’de kalıyordum. Küçük bir odada. Her gün CV gönderiyordum. Sabaha kadar başvuru yapıyor, ertesi gün heyecanla mail kontrol ediyordum.

Hiçbir şey gelmiyordu.

İlk ay geçti.
Sonra ikinci ay.

Bir noktada şunu fark ettim:
Kimse senin kim olduğunu bilmiyor burada.
Türkiye’deki geçmişin… burada hiçbir şey ifade etmiyor.

Bu çok ağır geldi.

Üçüncü ayda moralim gerçekten bozuldu. Sabah kalkmak zorlaşmıştı. Bazen günlerce kimseyle konuşmadan geçti. İnsan kalabalığının içinde yalnız olmak nasıl bir şeymiş, o zaman anladım.

Ama sonra küçük şeyler değişmeye başladı.

Otobüs güzergahlarını ezberledim. Sürekli gittiğim kahveci vardı artık. Bir gün kasadaki görevli bana adımla hitap etti. Garip şekilde o an kendimi “buraya ait” hissettim.

Sonra İngilizcemi geliştirmeye başladım. İnsanların aksanı, konuşma tarzı, günlük ifadeler… bunları öğrenince iletişim kolaylaştı.

  1. ayda ilk işimi buldum. Büyük bir iş değildi. Ama benim için çok önemliydi. İlk maaşım geldiği gün ağladığımı hatırlıyorum.

Çünkü o maaş sadece para değildi.
“Başlıyorsun” demekti.

Bir yılın sonunda artık şunu net söyleyebiliyorum:

Kanada hayalimdeki gibi değildi.
Ama belki de sorun Kanada değildi.

Benim beklentilerimdi.

Şimdi alıştım mı?
Evet.

Mutlu muyum?
Bazen.

Ama şunu öğrendim:
Bu ülke sana bir hayat sunmuyor…
Sadece imkan veriyor.

Gerisini sen yapıyorsun.