Her Şeyi Doğru Yaptım Ama Bir Şey Eksikti

Kanada’ya gelişim, baştan sona planlı bir süreçti. Birçok kişinin aksine, bu yola çok ani bir karar ile girmedim. Hangi programdan başvuracağımı, hangi belgelerin gerektiğini, hatta hangi şehirde yaşamak istediğimi bile önceden araştırmıştım. Açıkçası her şeyi doğru yaptığımı düşünüyorum.

Express Entry üzerinden ilerledim. Süreç başta karmaşık görünse de, adım adım gidince aslında kontrol edilebilir hale geliyor. Dil sınavı, belgeler, puan hesaplamaları… hepsi zaman aldı ama sonunda davet aldım ve PR sürecine girdim.

Kanada’ya geldiğimde her şey planladığım gibiydi. İlk birkaç hafta tamamen yerleşmekle geçti. Daha önceden araştırdığım için sürprizlerle karşılaşmadım diyebilirim. Ev kiralama süreci, banka işleri, günlük düzen… her şey beklediğim gibiydi.

İlk birkaç ayın en zor kısmı iş bulma süreciydi. Her ne kadar sistem hakkında bilgi sahibi olsam da, iş piyasasına girmek farklı bir konu. Çok fazla başvuru yaptım, çoğundan cevap bile gelmedi. Ama bir noktada, küçük bir fırsat yakaladım.

İlk işim, kendi alanıma tam uygun değildi. Ama kapıyı açması açısından önemliydi. Oradan ilerledim. Zamanla daha iyi pozisyonlara geçtim, çevre edindim ve birkaç yıl içinde kendimi oldukça stabil bir noktada buldum.

Bugün baktığımda:

  • kalıcı oturumum var
  • düzenli bir işim var
  • maddi olarak rahatım
  • günlük hayatım oturmuş durumda

Yani dışarıdan bakıldığında “her şey yolunda”.

Ama bir süre sonra, beklemediğim bir şey fark ettim.

İçimde bir boşluk oluşmaya başladı.

Başta nedenini anlamadım. Çünkü teknik olarak her şey doğruydu. Yıllarca hedef olarak koyduğum noktaya ulaşmıştım. Ama bir gün şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:

“Tamam… peki şimdi ne olacak?”

Bu soru beni biraz zorladı.

Türkiye’deyken her şey daha hareketliydi. Sürekli bir mücadele, bir hedef, bir plan vardı. Kanada’da ise hayat daha düzenli ama aynı zamanda daha durağandı. Bu kötü bir şey değil, ama alışık olduğumdan farklıydı.

Bir süre bu durumu anlamaya çalıştım. Bunun Kanada ile mi yoksa benimle mi ilgili olduğunu sorguladım. Çünkü birçok şey objektif olarak daha iyiydi. Ama hissettiğim şeyler birebir aynı değildi.

Zamanla şunu fark ettim:

Ben tüm enerjimi buraya gelmeye harcamışım.

Ama geldikten sonra ne yapacağımı çok düşünmemişim.

Bu farkındalık bana iyi geldi aslında. Çünkü sorunun nereden kaynaklandığını anlamaya başladım. Eksik olan şey, hedef değilmiş. Eksik olan şey, o hedefe ulaştıktan sonraki hayatın nasıl olacağıymış.

O noktadan sonra hayatı biraz farklı yaşamaya başladım. Daha bilinçli şekilde sosyal çevre kurmaya çalıştım. Hobiler edindim. Kendime yeni hedefler koydum, ama bu sefer sadece kariyer üzerine değil.

Şunu söyleyebilirim:

Kanada bana stabilize bir hayat sundu.
Ama hayatı anlamlı kılmak hala benim sorumluluğumdu.

Bugün hala burada yaşıyorum, çalışıyorum ve genel olarak hayatımdan memnunum. Ama artık şunu çok daha net biliyorum:

Bir ülkeye gitmek, hayatını çözen sihirli bir hamle değil.

Bu, sadece yeni bir başlangıç.

Ve o başlangıcın nasıl devam edeceği, tamamen sana bağlı.